eski yazılar

açılın doktorum 

sağlıkta dönüşüm

beyin göçü ,bir doktor hikayesi

meslek çekici 🙂

Cumhuriyet   

hey doktor 

 

KENDİ İCADI DİNLERLE”GELECEĞİNİ KARARTAN TEK CANLI! .  Modern davranışlarına 50 bin yıl önce kavuşan insan; beyin ve zeka olarak genetik değişimine uygun hızla evrilseydi şu anda galaksiler arasında seyahat ediyor olurduk..-.Mısır İmparatorluğu dönemi fizikçi ve gök bilimci Kamose-Menes,anıt mezarların ve piramitlerin ölümden sonra kimseyi canlandırmayacağını söylediği için öldürüldü. Soyu devam etmedi..-Antik Mısır’ın diğer bir filozofu Amentebat,”insanları mumyalayarak öbür dünyaya gönderemezsiniz” dediği için ailesi ile birlikte yok edildi. Soyu devam etmedi..-Romalı Flavus Lucretius Claudius, matematikçi, gökbilimci ve filozof; Roma Tanrı’larının masal olduğunu söylediği için katledildi. Soyu devam etmedi..-Antik Yunanlılar, devrin en büyük filozofu Sokrates’i,2500 yıl önce Yunan tanrılarına inanmadığı için öldürdüler. Soyu devam etmedi..-Giardano Bruno, italyan filozof.Kapalı evren görüşünü ilk reddedenler arasında. Dünya güneş etrafında dönüyor dediği için Kilise tarafından Roma’da diri diri yakıldı. Soyu devam etmedi..-Sadece Avrupa engizisyon mahkemelerinde 50.000 aydın, düşünür, filozof, sanatçı yakıldı. Soyları devam etmedi..-Paleolitik Çağ’dan itibaren son 40 bin yılda istatistiksel olarak sayıları 143 milyon olarak hesaplanan üstün zekalı insan “Dinlere, Tanrı’lara, dogmalara, tabulara, masallara” inanmadığı için öldürüldü ve hiç birisinin soyu devam etmedi..Soyları devam etseydi bugün dünya insan popülasyonunun yüzde 5’i değil yüzde 35’i üstün zekalı olacaktı..Endülüs ve İskenderiye kütüphaneleri yanmamış, bilim, sanat, felsefe üreten değerli insanlarla birlikte fosil yakıt yakmadan, daha temiz bir dünyada yaşıyor olacaktık. Bizim de zeka seviyemiz bugünkü aptal halimizle kıyaslanmayacak kadar yüksek olacaktı..Akşam sokağa çıkınca birbirinize bakın ve bilin ki hepimiz geride kalan düşük zekalı insanların torunlarıyız. Akıllı, üstün zekalı nesil tarih boyunca yobazlar tarafından öldürüldü. Akıllı ve zeki insanların genleri bize aktarılamadı….Geçenlerde biri bir “tweet” atmış, şöyle diyor: “Cübbeli ile Stephen Hawking aynı zaman diliminde yaşadılar, bizim hissemize Cübbeli düştü…”.Peki bu bir rastlantı mı? Asla değil!.“Ne ara bu kadar aptallaştık?” soruma bir öğrencimin cevabı;.“Doğum kontrolü negatif evrime yol açtı! Akıllı insanlar doğum kontrolü yaptığı için, daha da azalırken, aptallar kontrolsüz biçimde çoğaldı…!”.Olayı anlayabilmek için Antik Yunan’a dayanarak Rönesans’ı, Rönesans’a yaslanarak “Aydınlanma Hareketini” yaratan, ardından 1776 Amerikan Devrimi ve 1789 Fransız İhtilalini yapan Avrupalılar ve onların Amerika’ya göçenleri karşısında aynı zaman diliminde yaşayan, şu anda içimizden bazılarının pek özendiği Osmanlı ne yapıyordu, önce ona bakmak gerek..Resim ve heykel sanatında Avrupa’da Leonardo Vinci, Rafaella, Michelangelo gibi dahiler yetişirken Osmanlı’da resim yapmak günah, heykeller ise put olarak kabul ediliyordu..Dante, Shakespeare, Cervantes hümanist edebiyatın öncülüğünü yaparken Osmanlı’da tek edebiyatçı henüz yetişmemiş, daha sonraları bin bir zorlukla getirilen Makyevel’in Prens adlı eseri bazı yöneticiler tarafından gizlice okunuyordu..Bilim dünyasında Kopernik dünya merkezli evren kuramını çürütüp, dünyanın güneşin etrafında döndüğünü açıklamasıyla oluşturduğu bilimsel devrimden otuz yıl sonra Takiyüddin Efendi’nin Tophane sırtlarına kurduğu zamanın en büyük rasathanelerinden biri, III. Murat’ın emri, Şeyhülislamın fetvası ile “Tanrı’nın işine karışmak” gerekçesiyle kıyıdan top ateşine tutuluyordu..Galileo, Kepler ve Newton’u sadece anımsatarak geçiyorum.Devamı:Felsefede Francis Bacon, Thomas Hobbes, John Locke, Rene Descartes, Spinoza gibi isimler dünyayı algılamak için çaba sarf edip, birlikte yaşamanın kurallarını koyarken, biz çoktan felsefecileri zındık ilan etmiş, felsefe ile de uğraşmayı yasaklamıştık..Sanat, edebiyat, bilim ve felsefe alanında yaya kalıp, matbaayı bile üç yüz sene sonra kurarak bilginin yayılmasını önlersen, senin topraklarına Hawking düşecek değil ya!.Velhasıl bu toprakların bahtsızlığı çok öncelerden yazılmaya başlanmıştır..Mustafa Kemal 1923 aydınlanması ile bunu kırmak istemiş, okuma yazma bilmeyen, cahil bırakılmış bir toplumda aydınlanma olamayacağını anlamış ve önce okuma yazma seferberlikleri oluşturulmuştu..Köy Enstitüleri bu aydınlanma kavgasının başlangıcıydı, toprak ağaları izin vermedi..Seksen senedir yeniden karanlık bir çukura çekilmekte bu ülke..YÖK Denetleme Kurulu Üyesi bir “Profesör”ün, “ben cahil halkın ferasetine güveniyorum” sözü ile özetlenebilecek sona doğru koşar adım gidiyoruz.(Alıntı).SON SÖZ; “Bir kere yanlış trene bindiyseniz, koridordan ters tarafa yürümenin hiçbir faydası yoktur”. NİETZSCHE.Mesut ParlakOKTAY ÖZÇEVİK’in düzenleme

askerler  uyduruk şikayetlerle hapise atılırken ,

türkan saylan sabaha karşı evinden gözaltına alırken ,

haftada bir doktor dövülürken ,

yüzde 200 enflasyon varken , kendi maaşlarına yüzde yüzelli zam yapıp milletle dalga geçen ,  sadaka verir pozisyona düşürüp , emeklilerimizin yılı olacak enflasyona ezdirmedik diye demeç veren  siyasetçileri hala desteklediğin için

bilim ve eğitimi dışlayıp , kendi aklın yokmuş  gibi şeyhlerin,  kişilerin , parti liderlerinin , futbol takımının , şizofrenlerin , kabadayıların peşinden gittiğin ,  omurgasız olduğun için

hayatı televizyon dizilerinden , ahlakı gündüz programlarından takip  edip ,  sana şükret diyenlerin saltanat içinde yaşamasına , sana elin arabı karşısında  2nci sınıf insan muamelesi yapanlara oy verdiğin için

çalıyorlar  ama çalışıyorlar diyebilen süzme zararlı olduğun için

memleketi mültecilerle , teröristlerle doldurup , kendi vatandaşından fazla haklarla donatıp kendi vatandaşlarını  madenlerde , çevre felaketlerinde,  ruhsatsız yapılarda gömen yöneticilerin yanında saf tuttuğun için

topraklarımızın , zenginliklerimizin para için peşkeş çekilmesine , arabın kiracısı olmana

gündüz programlarında 15 tane sevgilisi olan kadınları , onunla evliyken öbüründen çocuk yapıp başkasıyla yaşayan insanları , kayınvalidesine yemek programında orospu dediği için en çok altını alan gelini , patronla ölümsüz  aşk yaşayan fakir kız dizilerini normalleştirdiğin ve sanki onlar yan komşun değilmiş gibi görmezden geldiğin için

 

 

vasıfsız insanlar üst düzey makamlara atanıp emireri gibi çalıştıklarını, ellerindekşi gücü kullanarak  vasıflı insanları ezip tasfiye ettiğini

bugün beyaz  yarın siyah diyenleri sanki normalmiş gibi aynı hızla alkışlayanları ,

siyaset söylemleri 1 senede 180 derece değişen , vatan haini şerefsiz dedikleri kişilerle canciğer kuzu sarması devam eden kişileri normalize edip destekledikçe

o tarikat gidip bu tarikat geldiğinde hiçbir şeyin değişmediğini, göremeyecek kadar kör

okullara imamlar yerleştirilip , çocuklarınızı etkilemelerini

imamların iktidarın borazanı gibi hizmet etmesini , Allah korkusunu unutmalarını

sağlık bakanının hastane zincirleri , turizm bakanının oteller zinciri olmasını cumhurbaşkanından tv önünde fırça yiyip hiçbirşey olmamış gibi devam etmesini

çevrenizdeki kendi halinde yaşayan yaşlılar ,  emekçiler  , çalışan dürüst insanların iniltilerini , kalitelerinden çıkan cılız sesi duymayacak kadar sağır

son 25  yılda insan kalitesinin bozulduğunu , yalan söylemenin , insanları kandırmanın , kolay yoldan para ve makam kazanmanın erdem sayıldığını ,

adaletin yerlerde süründüğünü , adaletin olmadığı yerde senin insan değerinin olmadığını , hasta garantili koskoca binalara gidip bir ultrason randevusunun 1 sene sonrasına verilmesinin nedeninin  1 torba kömüre , üç kuruş maaşa , şükür edebiyatına oyunu satan sen olduğunu sürünmene rağmen  hala öğrenemediğin için

takım tutar gibi insanların siyaset yaptığını, biat edip , el etek öptüğünü , gerekirse sorgusuz sualsiz eşini kızını çocuğunu hatta kendisini teslim ettiği ,bunu  doğal görüp toplum içinde senin kötü onun konuşulamaz olduğu  güç tarafından desteklendiğini

dindar insanların kul hakkı gibi yadsınamaz bir emir yokmuş gibi yıllardır yapılanlara ses çıkarmadan  yaşamlarına huzurla devam etmelerinin normal olmadığını haykırmadığın

 

Cumhuriyetin 100. yılını kutlarken , günümüzde hala apartman toplantısında bile anlaşamayan milleti ,yoktan var eden ,Cumhuriyet ilan edildikten sonra  15 seneye sığdırdıklarıyla  ,eğitimiyle  ,vizyonu ile her geçen gün daha da hayran kaldığım Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bu yolda ona destek olan silah Arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyorum .

Erken gittin be mavi gözlü , bi 15 sene daha kalıp din reformunu da tamamlasaydın keşke ……

ÇOK ÇOK ÖZEL BİRİYMİŞSİN ………………………………………..

bu dönem için hazırlanan Cumhuriyetin 100 değeri adlı siteyi burada paylaşıyorum .

https://100deger.koc.com.tr/

 

Mesleğin doğuştan çekiciliği var.

Çocuğa sor, büyüyünce ne olacaksın?

“Doktor olacağım” der.

*

En gözde damat adayıdır.

Hemen herkes, kızını doktorla evlendirmek ister.

Kadınlarımız arasında “beni ne doktorlar istedi” diye başlayan atasözü bile vardır.

*

Şarkıdır.

Afrodizyaktır.

“Doktor civanım, seni istiyor canım.”

*

Küçük ilanların büyük vaatleridir.

“Doktordan satılık otomobil.”

“Doktordan satılık işyeri.”

Kullanılmışsa bile, doktorun kullanmış olması “kalite” göstergesidir.

“Doktora kiralık” ilanı da öyle.

Evini vereceksen doktora ver.

Temizdir en azından, eminsindir.

*

Meslek seçerken…

Kız verirken…

Kocaya varırken…

Otomobil alırken……

Ev kiralarken…

Doktor iyi.

Fikrini söylerse…

Şerefsiz doktor!

*

Ama, çok sıradan bademcik ameliyatını yapabilen bir hekim, gayet güzel başbakanlık yapabilir.

Refik Saydam, hekimdi.

Sadi Irmak, hekimdi.

TBMM başkanı Mustafa Kalemli, hekimdi.

*

O halde… Reçeteye aspirin yazma yetkisi bile olmayan tiplerin hükümette en önemli makamlara gelmesini tehlikeli bulmuyorsun da canını emanet ettiğin hekimlerin hükümetle alakalı fikir beyan etmesini mi sakıncalı buluyorsun?

*

Komada geliyorsun, bacağını kesiyor, damar çıkarıp kalbine bağlıyor, gebermekten kurtuluyorsun. Geceyarısı ateşi kırka vuran evladını Azrail’in elinden alıyor. Kardeşinin hızara kaptırdığı parmağını yerine dikiyor. Beyin kanaması geçiren anneni hayata döndürüyor. Babanın katarakttan görmeyen gözünü gördürüyor. Eşinin kanserini erken yakalıyor. Sonra da sen çıkıp “hekimler devlet işlerinden benim anladığım kadar anlamaz, konuşmasınlar” diyorsun öyle mi?

*

Türk Tabipler Birliği başkanı olan profesör, İstanbul Üniversitesi rektörlüğü seçiminde en yüksek oyu aldı. Ezici çoğunlukla seçilen bu profesörün rektör olmasını engellediler.

“Nuh’un cep telefonu vardı, gemisi nükleerdi, insansız hava aracı uçuruyordu” diyen arkadaşı, aynı İstanbul Üniversitesi’ne öğretim üyesi yaptılar.

Hükümetimizin Türk Tabipler Birliği konusunda mantıklı karar verdiğini düşünüyorsan, Nuh’un telefon numarasını versene bana?!

*

Kafasında fesle dolaşan “tımarhanelik” herif, yandaş televizyonlara çıkıp devlet yönetimine dair her türlü fikrini söyleyebilecek, cumhurbaşkanı sarayında bilim adamı olarak ağırlanacak… Memleketin en önemli “psikiyatri” profesörlerinden biri olan Türk Tabipler Birliği başkanı fikrini söyleyemeyecek öyle mi?

*

Fikrini beğenmeyebilirsin.

Okuyan olsan bile, okudugunu anlayan cok az; yazik…

*

*Ben de senin fikrini beğenmiyorum.

Beğenmek zorunda mıyız?

*

Fikirse mesele… “Barutun kokusu düştü burnuma, dört bir yanı istiyorum dibinden patlatayım, adamlar gibi dağlara düşeyim, tutmak istiyorum Kürdistanımı, ya ölüm ya kurtuluş, artık savaş zamanıdır” diyen Şivan Perver’e “barış güvercini” muamelesi yapılcak, mitingde kürsüye çıkarılacak, ona düet yaptırılacak, duygulanıp ağlayacak. Sonra da Türk Tabipler Birliği’ne “terörist seviciler” denilecek öyle mi?

*

“Yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, hekimler olarak uyarıyoruz, her çatışma, her savaş, fiziksel ruhsal sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açar, büyük insani dramları beraberinde getirir” diyorlar.

Uyarmasınlar mı?

*

Onarılmaz sorunlara, insani dramlara yol açan bu çatışma ortamına “hatalı teşhisler” yüzünden sürüklenmedik mi?

Hekimlerimiz devlet işlerinden anlamadığı için mi oluyor bu işler?

*

Madem herkes hekimlerden daha iyi biliyor.

Bi teşhis de ben koyayım bari.

Eğer, cehalet seviyesinde Avrupa şampiyonu olan bir ülke, sırf düşüncelerini söyledi diye hekimlerini hapse tıkmaya çalışıyorsa, o ülke hasta’dır.

# BÜLENT ECZACIBAŞI….

 

Dolgu mezoterapi   ve botox düşünen kişilerin  kaliteli ürünler ve tecrübeli hekimlerde uygulama yaptırması işlem sonuçları ve estetik sonuçlar için önemlidir.

dolgu veya botox uygulaması sadece ürünü yüze enjekte etmek değildir. Kişinin yüz dinamiği ve fiziksel özelliklerini analiz ederek ihtiyacı olan ürünleri uygun teknikle uygun ortamlarda kullanmaktır.

Kim uygulamalı ; konusunda uzman doktorlar ilk öncelik olmalıdır.

Kullanılacak Ürün ; Piyasada etki, fiyat ,güvenilirlik,bilinirlik, arge vb konularda farklılaşmış geniş bir ürün yelpazesi vardır .  Bu nedenle doktor önemlidir.

İlk Görüşme  ve muayene  ;  Kişi  ihtiyaçlarını ve isteklerini belirlemeli net ifade edebilmeli , aksinde  doktorunun deneyimi ve önerisine güvenmeli .Daha önceki uygulamalar ürünler ve zamanları hakkında  doktorunu bilgilendirmeli .Sağlıklı ve sorunsuz uygulamanın  anahtar noktasıdır.

Bilinç   ;  Uygulamalar  minimum riskler içersede sonuçta bir maddenin vücuda enjekte edildiğini,allerji, damar tıkanıklığı vb komplikasyonların oluşabileceğini  , istenen etkinin bir süre sonra tamamen geriye döneceğini , çoklu uygulamaların uzun vadede daha iyi sonuçları olacağını   bilmelisiniz.

 

Bu nedenle botox nekadar  ?  ,  Bir mlt dolgu ne kadar   ? , nazolabial dolgu ne kadar ? gibi sorular yanıltıcı ve zaman kaybından başka bir şey değildir. Emin olun profesyoneller sizin istediğiniz cevapları vermeyeceklerdir .

Çok basit bir matematik var , piyasa değeri 5 lira olan bir ürünü  3 liraya  SAĞLIKLI  almanız mümkün  değildir 😉

RAKI…!Dönülmez akşamın ufkundayız azizim…!Arap aklıyla bize akıl vermeye kalkıyorlarama “alkol” kelimesinin kökeni bile Arapça:) mutluyumPeki napalım?Kullanmamak lazım.Hatta, yasaklansın.Rakı ise, özbeöz Türk. “Ne malum?” derseniz.Nerede, ne zaman ve kim tarafından icat edildiği bilinmiyor. Oradan malum…!Eğer, biz Türklerden başka bi milletin icadı olsaydı, yazılı tarihi olurdu, şeceresini bilirdik..!Şampanyanın mucidi Fransız keşiş, Dom Perignon..1638’de dünyaya gelmiş mesela…Evliya Çelebi’nin 1635 tarihli seyahatnamesinde “rakı” geçtiğine göre, şampanyadan eski demekki.!Yani…?yanisi şu;Şampanyayı icat eden Dom Perignon,kundakta ana sütü içerken,biz aslan sütü içiyorduk..!Başka “aydınlatıcı” veri var mı.? Vaar..!Memleketi “ampul” yönetiyor ama,elektriğin ampulden önce, rakıya faydası olmuştu. Çünkü, elektriğin icadıyla birlikte “buz” üretildi.Buz üretilince,“rakıya niye buz koymuyoruz azizim?” keşfi yapıldı. Bu tarihi keşif neticesinde, rakının üstüne buz koymak için daha uzun bardağa ihtiyaç oldu.Zahmet edip özel bardak icat etmek zor geldiği için de, pratik Türk zekâsı devreye girdi, ” limonata bardağı ne güne duruyor muhterem ” keşfi yapıldı.“Asil”dir rakı…!Bakın, 1900’lü yıllardan bir davetiye aktarayım size ;“Muhterem efendim,Teşrin’i saninin 21’inci gününe müsadif Cuma akşamı, Hristo’nun Meyhanesi’nde taam eylemek ve hususi bir eğlence tertip ederek vakit geçirmek istiyoruz. Sizi pek seven cümle dostlarımız teşrif edeceklerdir. Binaenaleyh, icabetiniz bizim içün mücib-i şeref olacaktır. Bu lütfu bizden esirgemeyeceğiniz ümidi ile takdim-i ihtiram eyleriz efendim.Pera sahaflarından Şener Efendi.”Nezakettir, zarafettir..!Adab-ı muaşerettir.”Milli”dir..!Hem de Üstelik, AKP’nin “milli”sidir..?Bu arkadaşların döneminde “milli” oldu.Rakıyı “milli içki” olarak tescilleyen Türk Patent Enstitüsü Başkanı, o makama, AKP tarafından atandı… Eşi de, AKP milletvekili…!Ki o milletvekili, Suudi Arabistan Riyad Eğitim Fakültesi İslami İlimler mezunudur iyi mi…Dolayısıyla, “rakı balık Ayvalık” gibi, zincirleme reaksiyonla, AKP’nin “milli”sidir!“Rakı içeceğinize meyve yiyin,kavunun yanına 35’lik salkım açın”filan gibi gayri ciddi yaklaşılamaz ona..!Ciddiyet ister.Fava, pilaki, şakşuka, memleket “meze”lesidir..Yurtseverdir…!İki tek attın mı ” n’olacak bu memleketin hali ?”diye aslaa endişelenmezdin, aksi olsa…Evrim Teorisi’nin kanıtıdır..!fazla kaçırırsan, özüne dönersin,yani maymun olursun…:) mutluyumBilimdir…!Maymun değilsek bile; ne anlamı var onsuz, radika’nın, cibes’in, turp otu’nun, inek miyiz biz? Madem gıcıksın rakıya,niye balık avlıyorsun boşu boşuna?Şerbetle mi yiyeceksin lüferi..?“Fevkalade”dir..“Aliyül’ala”dır..”Kadın” dır…!1926’da üretime başladığında, rakılarına şu isimleri koymuştu Tekel, Cumhuriyet’in ilk yıllarında.. “Sevim, Elif, Hanım, Denizkızı, Üzümkızı, Jale” isimlerini taşırlardı…Botoks’tur aynı zamanda.”Çirkin kadın yoktur, az rakı vardır..!” mesela…En kaknemi bile bir başka görünür gözüne,içilir, güzelleşilir….!Hayatın anahtarıdır.Büst gibi oturan adamın bile çenesini açar.“çilingir” sofrası denmesi, ondan..Kontörsüz muhabbettir… Kahkahadır…!İçki içen,neler yaptığını hatırlamaz; rakı içen hatırlar..! Acısıyla tatlısıyla hatıraları kaydedenhard disk’tir çünkü…Tıp bazen çaresizdir. O ilaçtır.Dişe de, Gurbete de iyi gelir…!Herkesin gençlik hatası olabilir,önce bira içersin…Sonradan para kazanınca,şarap içmeyi bi matah zannedersin…!Amerika’da kamyon şoförlerinin içtiği viskiye Etiler’de, Reina’da bi kamyon parası ödersin, o ayrı. Kürkçü dükkânıdır Rakı…,Döner dolaşır, gelirsin….!Çocuktur… Ağlarsın…Orhan Gencebay’dır.Entel dantel barlarda dinlemeye utanırsın.Ama hepimiz biliriz ki, ezbere bilirsin…Tatlıses’tir. Realite’dir…!Peynir, Rakı, Kavun, (PRK), örgüttür.Ama, bölücü değil, birleştirici örgüt…!Türk’ü de içer, Kürt’ü de..!Çerkez’i de içer Ermeni’si de..!Laz’ı da içer Yahudi’si de….!Rumlar öyle bi meze yapar ki,AB’ye almasalar da helali hoş olsun,Kıbrıs’ı veresin gelir…!Orhan Veli’dir…!“Şiir yazıyorum,şiir yazıp eskiler alıyorum,eskiler verip musikiler alıyorum,bir de rakı şişesinde balık olsam..!”dır.Şiirdir…!Dönülmez akşamın ufkudur aynı zamanda…Ve…,Mustafa Kemal’dir…Rakı!Rakı içiyordu diye ” sarhoş ” demeye getiriyorsan eğer.., “sarhoş kafayla kurupyücelttiği bu memleketi,ayık kafayla niye yönetemiyorsun..? “diye sorarlar adama…!Oof, oofff çok uzattım…!Vakit tamam, güneş batmak üzere,bana müsaade,*cümleten şerefe…!*

Ameliyatsız Burun Estetiği Nedir?

Enjeksiyon burun estetiği veya kısa süreli olarak da bilinen cerrahi olmayan bu işlem, düşük riskli, konforlu ve günübirlik  bir operasyondur. Daha az acı ve daha az aksama süresi vardır.

Ameliyatla ilgili masraf veya aksama masraflarını karşılayamayanlar veya gerçekten cerrahi müdahaleden  çekinen ve cerrahi müdahaleye uygun olmayan kişiler  için, böyle bir seçeneğin olduğunu duymak oldukça rahat olabilir.

Cerrahi olmayan rinoplasti, büyük bir burnun boyutunu küçültemezken, simetri oluşturma veya kontur düzensizliklerinin düzeltilmesi, aslında burun yüzünde daha küçük görünmesini sağlayabilir.

Cerrahi olmayan rinoplasti aşağıdakiler için faydalı olabilir:

  • Çevreleyen dokuyu doldurarak yumru görünümünü azaltmak
  • Kötü depresyonları, ezikleri veya olukları azaltın veya ortadan kaldırmak
  • Simetri geliştirmek
  • Sarkık burun ucu üzerinde kaldırma etkisi yaratmak
  • Yassı köprüyü yükseltmek veya yuvarlak bir ucu vurgulamak
  • “Kepçeli” veya “eyer burun” profilini düzeltmek

Cerrahi Olmayan Rinoplasti Nasıl Yapılır?

Pürüzsüz, daha simetrik bir görünüm elde etmek için doldurulması gereken alanlara enjekte edilebilir bir dermal dolgu maddesi  küçük miktarlarda enjekte edilir. Dolgu maddesi kişiye özel ihtiyaç planlanarak istene sonuç birlikte değerlendirilerek uygulanır. Sonrasında touch up  için bir veya birkaç seans planlanabilir

Ameliyatsız Burun Estetiği Güvenli midir?

Genel anestezi yerine sadece lokal anestezi ile uygulanır. Bu ve gerçek bir kesim olmadığından, bu yöntem cerrahi bir rinoplasti prosedüründen daha az risk taşır. Bununla birlikte, aşağıdakileri içeren bazı riskler vardır:

Aşırı duyarlılık reaksiyonları

Enfeksiyon

Topaklı, asimetrik veya başka türlü tatmin edici olmayan estetik sonuçlar

Nazal cilt hasarı

Cerrahi Olmayan Rinoplasti ile Neler Başarılmıyor?

Daha küçük bir burun, daha ince bir köprü, büyük bir çıkıntı veya daha dar bir uç istiyorsanız, bu işlem hedeflerinize ulaşmayacaktır. Cerrahi olmayan rinoplasti solunum problemlerini iyileştiremez veya sapmış bir septum gibi iç kusurları düzeltemez.

Ayrıca (veya başka bir prosedür) size “mükemmel”, tamamen simetrik bir burun veremez. Her zaman olduğu gibi, estetik ameliyatın amacı mükemmellik değil çok daha kabul edilebilir , eskisine oranda daha hoş bir görünüm elde etmek olmalıdır .

sosyal medyayı , normalde aktif olarak kullanıyorum , ancak son zamanlarda gelen reklamlardan ve  önerilerin içeriğinden ,meslektaşlarımın sayfalarından aklımda kalanları paylaşmak istedim 🙂

1.takipçi sayılarına bakıyorum , uçuyor !

2 sabahları  tv kanallarına çıkıp halkımızı bilgilendiriyorlar !  bu ikisini zaten biliyorum nasıl organize edildiğini  ancak dakikalarca bizle konuşup açıklamalarımızdan tatmin olmayıp sabahın köründe yeni ve muhteşem buluşmuş gibi anlatılan işlemleri bize sorması rahatsız etmiyor değil 🙂 öyleyse bakın bakın size ne anlatıcam ;

dergi yayını , 1-2 tv kanalı, bazen iyi ödeme yaparsanız ana haber bülteni  paket program bol sıfırlı hemde euro 😉 nereden mi bilyorum teklif geldi , yaaaa hemde bir kaç kez , ilkinde saf saf dinledim , hocam sizinle program yapmak istiyoruz falan, sosyal medyada çok güncelsiniz vs vs , işin rengi sonra çıktı , şimdi artık başlangıç cümlesinden sonra ben ücret almadan çıkmıyorum diyorum , hızlı son ile konuşma bitiyor:)

3  muayenehane açalı 2 sene olmuş , hergün muayenehaneye gelen bir iki kişi memnuniyetinden çıkar çıkmaz methiyeler düzmüş , bunada son zamanlarda gıcık oldum , yahu 30 senelik doktoruz 2-3 kişi yorum yapmış , son zamanlarda yorum yapmassanız burnunuzu alçılı bırakırım diye tehdit ediyorum 🙂

4 dünyanın en güzel burunlarını onlar yapıyor  . onun için millet ameliyat oldum hala nefes alamıyorum diye dolaşıyor , bu nedenle son dönem 8günde yaptığım 8 ameliyatımıda paylaşmaya karar verdim (ne yapıyorsam o , filtresiz seçmeden ) bu seferde bazılarını story e koydum diye sorun oldu 🙂 …..

sonuç  siz siz olun doktorunuzu yüz yüze seçin elbet sosyal medya yönlendirecek ama çokta kapılmayın 🙂   veeee  ek olarak türkçe bilmeyenler için ;

Please do not confuse your Google search with my medical degree  !!!!!!

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

 

Dr Cenk EROL  tarafından sizlere sunulmakta olan sağlık hizmeti sürecinde tarafımıza sağlamış olduğunuz kişisel verilerinizin toplanması, saklanması ve işlenmesi konularında sizi bilgilendirmeye yönelik olarak hazırlanan bu metni siz değerli hastalarımızın dikkatine sunarız.

Bu bilgilendirme 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”), 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel   Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuat hükümleri doğrultusunda veri sorumlusu sıfatıyla Dr.Cenk EROL  muayenehanesi tarafından yapılmaktadır.

Mevzuat kapsamında kişisel verilerinizi ve sağlık hizmetine mahsus “özel nitelikli” kişisel verilerinizi bu aydınlatma metninde açıklandığı şekilde, kaydedebilecek, arşivleyebilecek, güncelleyebilecek, aktarabilecek, sınıflandırılabilecek, KVKK ve ilgili mevzuatta sayılan şekillerde işleyeceğiz.

Bu bilgilendirme metnine konu olan kişisel verileriniz Dr.Cenk EROL tarafından sağlanmakta olan sağlık hizmetleri esnasında elde edilmektedir. Veri toplanması yüz yüze görüşmeler esnasında gerçekleşebileceği gibi, telefon , internet sitesi, eposta, dijital mesajlaşma platformları ve sosyal medya kanalları aracılığıyla da elde edilebilmektedir.

Açık Rızanız Doğrultusunda İşleyebileceğimiz Kişisel Verileriniz ve Bunların İşlenme Amaçları;

Kimlik Bilgileriniz: Adınız, soyadınız, T.C. kimlik numaranız, pasaport numaranız veya geçici TC kimlik numaranız, doğum yeri ve tarihiniz, medeni haliniz, cinsiyetiniz, sigorta veya hasta protokol numaranız ve sizi tanımlayabileceğimiz diğer kimlik verileriniz;

       İletişim Bilgileriniz: Adresiniz, telefon numaranız, elektronik posta adresiniz ve sair iletişim verileriniz, müşteri temsilcileri ya da hasta hizmetleri tarafından çağrı merkezi standartları gereği tutulan sesli görüşme kayıtlarınız ile elektronik posta, mektup veya sair vasıtalar aracılığı ile tarafımızla iletişime geçtiğinizde elde edilen kişisel verileriniz

        Muhasebese Bilgileriniz: Banka hesap numaranız, IBAN numaranız, faturalama bilgileriniz gibi finansal verileriniz; sağlık hizmetlerinin finansmanı ve planlaması amacıyla özel sağlık sigortasına ilişkin verileriniz ve Sosyal Güvenlik Kurumu verileriniz; muayenehanemizi ziyaret etmeniz halinde güvenlik ve denetim amaçlı tutulmakta olan kamera kayıtları görüntüleriniz.

        Sağlık Bilgileriniz: Muayene verileriniz, tıbbi özgeçmişinize ait veriler, tıbbi soy geçmişinize ait veriler, laboratuvar sonuçlarınız, tıbbi görüntüleme sonuçlarınız, test sonuçlarınız, muayene randevu bilgileriniz, reçete bilgileriniz, ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflarınız, üçboyutlu görsel verileriniz, klinik takip ve endoskopi videolarınız. Muayene öncesi danışma, teşhis, tedavi ve takip sürecinde doktorunuz ile dijital ortamda (E-posta, SMS, sosyal medya, dijital mesajlaşma platformları vb.) yapılan tüm görüşme ve yazışmalar. İşlem öncesinde size sunulan tüm aydınlatma metinleri ve onam formları. Diğer sağlık kuruluşlarında kayıt altına alınmış ve bizim kliniğimizdeki dosyanızda bulunması tıbben gerekli görülen (konsültasyon notları, ameliyat notları, tetkik sonuçları) sağlık verileriniz de bu kapsamdadır

Dr.Cenk EROL muayenehanesi tarafından elde edilen kişisel verileriniz her şeyden önce size etkili, güvenli ve kaliteli bir sağlık hizmetinin sunulması amacıyla kullanılacaktır. Kişisel verilerinizin genel kullanım amaçları arasında kimliğinizi teyit etme, doktor hasta iletişiminin sağlanabilmesi, kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin planlanması ve etkin bir biçimde yürütülmesi, sağlık hizmeti finansmanının planlanması ve yönetimi, muayenehanemizin iç işleyişi ile günlük operasyonların planlanması ve yönetilmesi, ilaç ve malzeme temini bulunmaktadır.

Kurum içi risk yönetimi, kalite geliştirme faaliyetlerinin yerine getirilmesi, hasta memnuniyetinin ölçülmesi, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, yasal ve düzenleyici gereksinimlerin yerine getirilmesi amaçlarıyla kişisel verileriniz kullanılabilir.

Anlaşmalı olduğumuz kurumlarla ilişkinizin teyit edilmesi, sağlık hizmetlerimiz karşılığında faturalandırma yapılması, sağlık hizmetlerinin finansmanı kapsamında özel sigorta şirketleri ile talep edilen bilgilerin paylaşılması amacıyla kişisel verileriniz işlenebilir.

İlgili mevzuatlar uyarınca Maliye bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile talep edilen bilgilerin paylaşılması, düzenleyici ve denetleyici kurumlarla, resmi mercilerin talep ve denetimleri doğrultusunda gerekli bilgilerin temin edilmesi, ilgili mevzuat gereği saklanması gereken sağlık verilerinize ilişkin bilgilerin muhafaza edilmesi, sağlık hizmetlerimize ilişkin her türlü soru ve şikâyetinize cevap verilmesi amacıyla kişisel verileriniz kullanılabilir.

Özel nitelikli kişisel verileriniz açık rızanız doğrultusunda diğer hastaların ve kamuoyunun eğitimi ve bilgilendirilmesi, bilimsel araştırma ve eğitim amacıyla kullanılabilir. Tedavi sürecinizde elde edilen görsel veriler fonksiyonel ve/veya estetik ameliyatlardan sonra elde edilen kozmetik sonuçların değerlendirilmesi amacıyla kullanılacaktır.

 KVKK Gereği Kişisel Veri İşlenmesinde Açık Rıza Aranmayan Haller

Aşağıda yer alan hallerden en az birinin bulunması durumunda kişisel verilerinizin Açık Rıza’nızın bulunmadığı durumlarda da işlenmesi mümkün olacaktır.

Kanunlarda açıkça öngörülmesi,

Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması,

Dr.Cenk EROL ‘un hukuki yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için zorunlu olması,

İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması,

Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması,

İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, Dr.Cenk EROL’un meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.

Ayrıca sağlıkla ilgili kişisel verileriniz ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, size ait tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, aldığınız sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, Dr.Cenk EROL tarafından Açık Rıza’nız aranmaksızın işlenebilecektir.

 

Kişisel Verilerinizin Yurt İçine veya Yurt Dışına Aktarımı

Dr.Cenk EROL  tarafından sunulan sağlık hizmetleri esnasında oluşturulan ve toplanan kişisel veriler diğer sağlık hizmeti sunucularına konsültasyon amaçlı olarak aktarılabilir. Açık rızanız olması halinde özel nitelikli kişisel verileriniz aday hastalara klinikte gösterilebilir veya internet üzerinden dosya paylaşımı ile aktarılabilir. Açık rızanız olması halinde içinde fotoğraf ve videolarınızın da olduğu nitelikli sağlık verileri uluslararası bilimsel kuruluşlara aktarılabilir. Bilimsel makalelerin, kitapların, kongre bildirilerinin hazırlanma, sunum veya basım süreçlerinde hastalara ait görsellere sıkça yer verilmektedir. Hastaların açık rızaları alınarak kendilerine ait görsel materyaller ve diğer kişisel veriler bilimsel kuruluşlara ve yayın kuruluşlarına aktarılabilir.

Hizmet alanlarımıza ait kişisel verileriniz özel sigorta şirketleri, Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, TC Mahkemeleri ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri aktarım şartları ve amaçları çerçevesinde yurt içindeki üçüncü kişilere aktarabileceği gibi yurt dışına da aktarabilecektir.

Kişisel Verilerinizin Toplanması ve İşlenmesinin Yöntemi ve Hukuki Sebepleri

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda elde edilebilir ve işlenebilir. Sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde hasta kayıtlarının düzenli olarak tutulması ve gerektiğinde hastanın kendisine ve yasal makamlara sunulabilmesi yasal bir zorunluluktur. Mali kayıtların düzenli olarak tutulması yine şahıs ve kurumların vergi yükümlülükleri açısından zorunludur. Özellikle cerrahi branşlarda  hekim hasta ilişkisi yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğinin saptanabilmesi için tedavinin çeşitli aşamalarında standardize görsel verilerinizin toplanması gerekebilmektedir. Bu veriler herhangi bir anlaşmazlık durumunda hasta, avukatları veya görevli mahkemeler tarafından talep edilebilmektedir. Kişisel verilerinizin toplanması ve işlenmesine ait hukuksal sebeplere; 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Sağlık Kuruluşları Yönetmeliklerini inceleyerek ulaşabilirsiniz.

 Kişisel Verilerinizin Muhafaza Edilmesi

Kişisel verileriniz, amaçla sınırlılık ilkesinin bir gereği olarak Dr.Cenk EROL tarafından  işlenmesini gerektiren süre ile sınırlı olarak işlenmekte, sürelerin dolması ardından ise silinmekte, yok edilmekte veya anonim hale getirilmektedir. Bu süre hastadan hastaya ve veriden veriye değişiklik gösterebilir. Kişisel verilerinizin bir kısmı klinik dosyalarımızda, protokol defterlerimizde ve mali kayıtlarımızda yazılı olarak saklanmaktadır. İletişim verileriniz kliniğimize ait cep telefonunun dahili ve SİM kart hafızasında saklanmaktadır. Elektronik ve dijital verileriniz hem klinik bilgisayarlarında, yedek sabit disklerde, hafıza kartlarında, USB sürücülerinde, e-mail sunucularında ve bulut bazlı veri depolama sistemlerinde saklanmaktadır. Ön görüşme, tanı, tedavi ve takip sürecinde sosyal medya aracılığıyla ortaya çıkan kişisel veriler oluşturuldukları platformların ilgili hesapları ve kayıtları içerisinde saklanmaktadır. Kişisel verileriniz kliniğimizde tarafımca mümkün olan en iyi şekilde saklanacak ve  Prensip olarak sağlık verileriniz öngörülemeyen bir afet, kaza, hırsızlık vb. durumlar oluşmadığı sürece Dr.Cenk EROL  tarafından işlenmeye gerek kalmayana  kadar muhafaza edilecektir.

İlgili Kişi Sıfatıyla Kişisel Veri Sahibinin Hakları

Dr.Cenk EROL  tarafından toplanan, işlenen ve aktarılan kişisel verilerin sahibi olarak siz değerli hastalarımız bu başlık altında ve/veya KVKK kapsamında anılan haklarınızı, işbu Aydınlatma Metni ve mevzuatta öngörülen usul ve esaslar dahilinde kullanmak istemeniz yahut Dr.Cenk EROL  muayenehanesine başvuru yapmanız halinde, başvurunuzda yer alan talepleriniz, talebin niteliğine göre en geç otuz (30) iş günü içinde ücretsiz olarak sonuçlandırılacaktır.

Ancak, işlemin Dr.Cenk EROL   için ayrıca bir maliyeti gerektirmesi hâlinde, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücretin talep edilmesi söz konusu olabilecektir.